İlaç Tedavileri
FİNASTERİD: Etkisi testesteronun daha potent formu olan dihidrotestesterona dönüşümünün engellenmesi esasına dayanır ve bu dönüşümü sağlayan enzim 5 alfa redüktaz’dır. Finasterid ise bu enzimi bloke edip geri dönüşsüz bir şekilde bir dönüşüm sağlar. Böylece Androjenlerin saçlı deri üzerindeki zayıflatıcı etkisi azaltılıp,saç dökülmesi engellenmiş olur.Ürolojik olan bazı hastalıklarda ise 5mg alınmasına rağmen,saç dökülmesinde ise günlük 1mg alınması yeterli gelmektedir.Finasterid özellikle erkek hastaların saç dökülmesinde etkili olduğu kanıtlanmasına rağmen kadın hastalarda da kullanılmaktadır.Fakat gebelikte kullanılması sakıncalıdır.Genellikle tablet formu kullanılırken,son yıllarda topikal formuda gelişririlmiştir. . Minoxidil ile beraber kullanıldığında birbirlerinin etkisinin arttırdıklarına dair çalışmalar yapılmaktadır.
MİNOXİDİL: Senelerce antihipertansif yani tansiyon düşürücü olarak kullanılan bu ilacın yan etki olarak kılları güçlendirdiği tespit edilmiştir.Bu özelliğinden ötürü topikal versiyonu %2′lik ve %5′lik losyon formları piyasaya çıkartılmıştır.İlacın %5′lik formu %2′lik formdan ortalama %50 daha etkilidir.Tansiyon düşürücü hap olarak kullanıldığında kan damarları üzerinde genişletici etki oluşturup etkisini gösterirken,muhtemelen topikal versiyonunda da aynı etkiye sebep olup ve foliküllerin beslenmesini kolaylaştırmaktadır.İlacın bilinen önemli bir yan etkisi yoktur fakat bazı hastalarda kaşıntı, yanma, akne oluşumu ve kontakt dermatit oluşturabilir ve ender de olsa bazı hastalarda tansiyon düşüklüğüne neden olabilir.İlaç bırakıldığında oluşan yan etkiler kısa sürede yok olur.%5 lik formu daha etkili olduğu için erkeklere,%2lik formu ise kadın hastalara önerilmektedir.6-9 aylık kürler halinde,sabah akşam kullanılması gerekir.Normalden fazla kullanıldığında,akmaya bağlı olarak,alın kısmına akan losyon yüzünden buradaki kıllarda kalınlaşma olabileceği için hastaları bu konuda uyarmak gerekmektedir.
Deneysel araştırmaları devam eden fakat FDA onayı veya DSÖ önerisi olmadığı için henüz yaygın kullanım bulamayan bazı önemli ilaçlar da vardır. İnoseteron asetat, flupamid, spirinolakton , hyalüronik asit, topikal östrojen uygulamaları, sitokrom p-450 aromataz enzimi, ketokonazol bunların arasında sayılabilir.