Saçsızlık 18 yaşından itibaren her dokuz erkekten birini etkileyen ve tüm erkeklerde hayatları boyunca en azından saçların seyrelmesi olarak görülen, kişiyi hem fiziksel hem de ruhsal ve toplumsal açıdan yaralayan ciddi bir sorundur.Saç dökülmesinin birçok nedeni aşağıda sıralanmıştır

Diffuzin Alopesi:
Bütün kafa derisi üzerinde yayılan generalize veya globe saç dökülmesidir. Ciddi boyutlarda saç kaybı olana kadar genelde fark edilmez. Diffuz alopesinin gidişatı değişkendir ve nedene bağlı olarak devamlı veya dönem dönem artan şekilde olmaktadır.

Alopesi Areate:
Belirti vermeksizin saçlı derinin herhangi bir bölümünde sınırları belirgin oval yada dairesel alanlar şeklinde saç dökülmesi ile karakterize tekrarlayan bir hastalıktır. Genelde lokal saçlı deride veya kaşta ortaya çıkar. Bazen de bütün kafa derisindeki saçın ve hatta tüm vücuttaki kılların kaybıyla seyreder. Yara dokusu oluşturmayan, geri dönüşümlü, yaş, cinsiyet, ırk tercihi olmayan bir hastalıktır. Genellikle 6 ay - 1 yıl içinde geri döner.

Scatrisyel Alopesi:
Saç foliküllerinin kalıcı yıkımından ve fibnozisinden kaynaklanır. Genellikle dairesel bazen yaygın olabilir. Yüz germe, kafa derisi ameliyatları, yanıklar v.s. sonrası ortaya çıkar. Yara derisi üzerinde yapılan saç ekimleri başarılı sonuçlar vermektedir.

Traksiyonel / Travmatik Alopesi:
Saçın uzun süre gerilmesi veya çekilmesi sonucu ortaya çıkar. Kalıcı bir dökülmedir. Saçların çok gerilerek toplanması, sıkı yapılan saç örgüleri özellikle alın saç çizgisi ve yanlarda dökülmeye neden olabilir. Erkeklerde uzun süreli saç protesi sonrası klipsler ve yapıştırıcı maddelere bağlı olarak ortaya çıkar.

DİĞER NEDENLER:

Enfeksiyona bağlı,
Kronik cilt hastalıkları, sedef v.b,
Stres,
Troid bezi fonksiyon bozuklukları,
Fe-Zn eksikliği,
Genel anestezi sonrası,
D.Mellitus ( Şeker Hastalığı ),
Kemoterapi,
Aşırı doz A vitamini,
Yüksek ateş, mantarlar.

Telogen Areate:
Sağlıklı bir kişide saçların %85'i anagen fazda iken %15'i dinlenme fazındadır.Yani saçlarımızın bir kısmı dökülürken bir yandan da yenileri çıkar. Bu saç siklusunun neticesinde günde ortalama 100 kadar saç telinin dökülmesi normal karşılanmalıdır. Ancak bazen dışarıdan gelen etmenlerle saçlarımız hızla dinlenme fazına geçer ve bu oran tersine döner.
Telogen Areate, uzun süren bir periyot boyunca saçın yaygın olarak incelmesi ve dökülmesidir. Genellikle neden bir kaç ay öncesinde gerçekleşmiş bir dış etmen olabilir. Çoğu zaman bu tarz saç dökülmelerine neden olabilecek etmenlerle hayatımız boyunca hepimiz karşı karşıya gelmekteyiz. Bazen gribal enfeksiyon ve üzüntü bile saçlarımızın dökülmesine neden olabilir.

Telogen Areateye neden olacak etmenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Doğum sonrası bebekte,
Kronik hastalık,
Hamilelik sonrası,
Kemoterapi,
Ciddi enfeksiyon,
Ciddi psikolojik stres,
Büyük ameliyatlar ,
Hipo veya hipertroidizm,
Proteinden yoksun ağır diyetler,
Demir eksikliği anemisi ,
Bazı ilaçlar ,
Jetlag'e neden olabilecek uzun seyahatler,
Ağır metaller (selenyum, arsenik talyum)

Bu tip etkenler saç siklusunu bozarlar. Saç anagen fazda iken (yani büyüme fazının başlangıcındayken) gelişimi durur ve telogen faz dediğimiz gerileme dönemine geçer. Bir kaç ay içinde de saç dökülür.
Hamilelik boyunca saçlar hormonlardan dolayı daha uzun süre anagen fazda kalır. Hamilelik boyunca saçlar en iyi durumundadır. Doğum sonrasında ise saçlar hızla dinlenme fazına geçer ve bu durum hızlı bir dökülmesiyle karşı karşıya kalmamıza neden olur. Aynı durum doğum kontrol haplarının kesilmesinden sonra da görülür.
Dış etmenin ortadan kalkması sonucunda çoğu zaman kendiliğinden düzelir. Burada eğer etki uzun süreli olmuşsa kalıcı dökülmeler de görülebilmektedir ve bunlarda tedavi fayda sağlayamamaktadır.
Tedavide neden saptanabilirse (hipo-hipertroidi, demir eksikliği, proteinden zayıf ani diyetler gibi) buna yönelik tedavi yapılması yeterli olabilir. Bunun yanında saçın daha hızlı uzamasını sağlayabilmek için B vitaminleri, çinko gibi vitamin takviyesi ve mezoterapi uygulanması gerekebilir.

Trichothillamania Areate:
Psikolojik kökenli olan bu rahatsızlıkta kişi kendi saçlarını devamlı koparma eğilimindedir. Özellikle stres durumlarında yoğunlaşır.
Genellikle saçlar koparılmakla beraber kaş ve kirpik de yolunabilmektedir. Kadınlarda daha sık görülür. Aynı bölgeden kılın devamlı koparılması sonucu bir süre sonra o alanda kalıcı saçsızlık oluşabilir.

Androgenetik Saç Dökülmesi:
Hem erkekte hem de kadın da androjenik hormonlar olarak adlandırdığımız "erkeklik hormonları" mevcuttur. Bunlardan bazıları testesteron, androstenodion ve dehidroepitestesterondur(DHT). Bu hormonlar erkeklerde testis ve böbrek üstü bezlerden, daha az miktarda olmak üzere kadınlarda ise yumurtalık ve yine böbrek üstü bezlerden salgılanır.
Bazı saç foliküllerinin DHT'ye uzun süre maruz kalması sonucu öncelikle saçlarda incelme ve zayıflama daha sonra da dökülme oluşur.

DHT bu foliküllerde nasıl etki etmektedir?
Genetik yatkınlığı olan bazı saç folikülleri 5 alfa redüktaz dediğimiz bir enzimce zengindir ve bu enzim testesteronun DHT'ye dönüşümünden sorumludur. DHT reseptöre bağlanır ve hücre metabolizmasını etkileyerek saçın doğal siklusunun durmasına neden olur.
Saç dökülmesinin erken evrelerinde saç incelir (minyatürizasyon) ve pigmentini kaybederek rengi açılır.
Bu dönemde kullanılması önerilen Rogain (minoxidil) ve Propecia (finasterid) 5 alfa redüktazı inhibe ederek DHT'nin köklerde yükselmesini engellemektedir.
Ense saçları ve kulak üstü saçlar (donör alan) 5 alfa redüktaz aktivitesi içermediklerinden dökülmezler.
Saç ekiminde, saçlar DHT'ye duyarsız ense bölümünden alındığı için, ekim sonrası ortamda testesteron bulunmasına rağmen dökülmez.
Saç dökülmesinin ne zaman başlayıp duracağı ve dökülme derecesi önceden tahmin edilemez. Burada önemli olan genetik yatkınlıktır.
Anne ve babadan geçen genlerle daha anne karnındayken saçların ileride dökülüp dökülmeyeceği programlanmıştır.

Yaş:
Yaşla saç dökülmesi arasında direk bir ilişki bulunamamıştır.Genetik yatkınlığı olan yani ailesinde belirgin saç dökülmesi olanlarda 20'li yaşlarda dahi saç dökülmesi başlayabilmektedir.